1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nda askeri hizmetin devamlılığı ilkesini korumak maksadıyla “firar” suçu düzenlenmiştir. Mevzuat her eylemi ayrı ayrı nitelendirerek “yoklama kaçağı, bakaya, saklı ve firar” olarak değerlendirmiştir. Askeri mahkemelerin kapanması ile sivil yargıda görülen askeri suçlardan “firar” suçu dosyaları asliye ceza mahkemelerinde görülmektedir.
FİRAR SUÇUNUN UNSURLARI
- Suçun Konusu: Firar suçu, askeri hizmetin devamlılığını sağlamak amacıyla düzenlenmiş bir konudur.
- Suçun Faili: Askeri Ceza Kanunu’ndaki birçok suçta olduğu gibi firar suçu da özgü bir suçtur. Yani, sokaktan geçen herhangi bir vatandaşın kasten veya ihmalen firar suçunu işlemesi mümkün değildir. Firar suçunun işlenebilmesi için, failin suçun işlendiği tarihte asker kişiliğine haiz olması gerekmektedir. Bu hususun önemi yazının devamında detaylı olarak incelenecektir.
- Eylem: Kıt’asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşmak; izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, özürsüz olarak gelmemek eylemleri firar suçunu oluşturacaktır.
- Manevi Unsur: Failin firar suçunu işlerken bilmesi ve istemesi yeterli olup başka bir saikle hareket etmesine gerek yoktur. Firar suçu kasten işlenen bir suçtur.
- Teşebbüs: Firara suçunda teşebbüse elverişli değildir.
- İştirak: Firar suçuna iştirak mümkündür ancak somut olaya göre AsCK madde 70 ve md.75 hükümleri uygulanacaktır.
FİRAR SUÇUNDA SÜRELER
Askeri Ceza Kanunu’nun 66. Maddesine göre,
- Kıt’asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşanlar,
- Kıt’asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyenler,
Her ne kadar eylem olarak iki türe ayrılmış olsa da süre bakımından her iki eylem için de 6 GÜNDEN FAZLA süre ön görülmüştür. Buradan çıkacak sonuç, askeri personelin firar suçunu işleyebilmesi için 7 GÜN boyunca birliğinden uzakta kalması ya da dönmemiş olması gerekmektedir. Örnek vermek gerekirse, 10 Mayıs tarihinde kıtasını terk eden askeri personel 17 Mayıs tarihinde firar suçunu işlemiş olacaktır.
İzin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanların durumunda ise izin belgesinde de mevcut olan personelin yol izni de hesaba katılması gerekmektedir. Örnek olarak, 10 Haziran tarihinde 5 günlük hava değişimi alan ve kendisine 1 günlük de yol izni verilen askeri personelin, normal şartlarda 16 Haziranda birliğine katılması gerekirken katılmaması durumunda 7 günün dolması beklenecek ve 23 Haziran tarihinde firar suçunu işlemiş olacaktır.
Uygulamada birçok dosya, kanunu yanlış yorumlanması sebebiyle 6. Günden itibaren firar suçu işlenmiş olarak değerlendirilerek adliyeye sevk edilmekte ve eksik hesaplama sebebiyle “KYOK veya Beraat” kararları verilmektedir. Bu sebeple, hakkında firar suçu sebebiyle soruşturma başlatılan personelin tüm süreç boyunca hukuki destek almasının olası hak kayıplarının önüne geçileceği değerlendirilmektedir.

FİRAR SUÇUNUN FAİLİ
Yukarıda firar suçunun unsurları arasında, suçun failinin herhangi birinin olamayacağı ve yalnızca asker kişiliğine haiz olanların bu suçu işleyebileceği bahsedilmişti. Askeri Ceza Kanunu’nun 3. Maddesinde “Askeri Şahıslar” başlığı altında kimlerin askeri şahıs olarak nitelendirildiği sayılmıştır. Ayrıca askerliğini er/erbaş ve yedek subay/astsubayların da sevk kağıtlarında yazan tarih ile terhis tarihleri arasında asker kişi oldukları ve bu suçu işleyebileceklerini hatırlatmakta fayda var.
Uygulamada sık karşılaşılan bir husus ise, uzman çavuş ya da sözleşmeli er olarak vazifesini yapan personel hakkında adli dosya başlatılmadan önce idari tahkikat kurulması akabinde sözleşmesi fesih edilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, hakkında soruşturma başlatılan personelin sözleşmesi kanunda ön görülen 6 günlük süre içerisinde feshedilir ise artık asker kişiliği kalmayacağından FİRAR SUÇUNU DA İŞLEME İMKANI BULUNMAYACAKTIR. Sözleşmesi feshedilen personelin dosyası adliyeye sevk edildiğinde savcının kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermesi de kaçınılmaz olacaktır.
Çok basit bir örnek ile, 5 Mayıs tarihinde 10 günlük hava değişimi alan personele 1 gün de yol izni verilmiş ise birliğine katılması gereken tarih 16 Mayıstır. Firar suçunu işleyebilmesi için 23 Mayıs tarihine kadar birliğine katılmamış olması gerekmektedir. Birliğine katılmadığı gerekçesi ile 23 Mayıs tarihinden önce sözleşmesi feshedilen personelin asker kişiliği kalmadığı için firar suçunu işlememiş sayılacaktır.
FİRAR SUÇUNUN CEZASI VE NİTELİKLİ HALLERİ
Askeri Ceza Kanunu’nun 66. Maddesinde firar suçu düzenlenirken, aynı maddenin ikinci fıkrasında da suçun nitelikli halleri düzenlenmiştir. Buna göre,
1)Aşağıda yazılı askeri şahıslar BİR YILDAN ÜÇ YILA KADAR hapsolunur
- Kıt’asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşanlar,
- Kıt’asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyenler,
2)Aşağıda yazılı hallerde HAPİS CEZASI İKİ YILDAN AŞAĞI OLAMAZ.
- Suçlu, silah, mühimmat ve bunların teçhizat veya nakil vasıtalarından ve hayvanlardan birini veya ordu hizmetine tahsis edilen herhangi bir şeyi beraberinde götürmüş ise
- Suçlu hizmet yaparken kaçmış ise;
- Suçlu mükerrir ise
FİRAR SUÇUNDA ADLİ PARA CEZASI, ERTELEME VE HAGB
Askeri Ceza Kanunu’nun Ek Madde 17’de saydığı “Sırf askerî bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi, fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi, fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi hallerinde HAGB KARARI VERİLEMEMEKTEDİR.
Ayrıca, Askeri Ceza Kanunu’nun Ek Madde 8’e göre “Sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın dört ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması, fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi, fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi hallerinde ADLİ PARA CEZASINA HÜKMEDİLMEMEKTEDİR.
Son olarak ise, Askeri Ceza Kanunu’nun 47. Maddesine göre “Sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın üç ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması, fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi, fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi hallerinde ERTELEME KARARI VERİLMEMEKTEDİR.
Yukarıda izah edilen tüm hususlar doğrultusunda, olası hak kayıplarını önlemek veya adli ve idari süreçlerin hukuka uygun şekilde yürütülmesini sağlamak maksadıyla bu süreçte mutlaka hukuki destek alınmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir.

