İcra Takibine Nasıl İtiraz Edilir? sorusuna cevaben öncelikle belirtmek gerekir ki İcra İflas Kanunu, hiçbir belgeye dayandırmak zorunda olmaksızın alacaklı olduğu iddiası ile başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde, borçlu tarafa da 62. Madde uyarınca itiraz ederek takibi durdurma hakkı tanımıştır.
İtiraz yalnızca borca olabileceği gibi faize, miktara, yetkisizliğe de olabilir.
BORCA İTİRAZ
Ödeme emrinde bahsi geçen borca dair borçlu olmadığını iddia eden kişinin yapmış olduğu itiraza “BORCA İTİRAZ” denir.
Yapılan takibe dair, “Ben bu borcu ödedim.” , “Benim bu şahsa borcum yoktur.” , “Borca itiraz ediyorum.” Gibi beyanlar icra dairesine yazılı veya sözlü olarak beyan edilip tutanak altına alındıktan sonra başkaca bir işleme gerek yoktur. Beyanı alan icra dairesi derhal tensip tutarak takibi durdurur.

MİKTARA İTİRAZ (KISMİ İTİRAZ)
Ödeme emrindeki borcu inkar etmeyip yalnızca borcun miktarına yapılan itirazdır. Örneğin 60.000 liralık yapılan takipte, borcun yarısının daha önce ödendiği, 30.000 liralık kısmına itiraz edildiği durumdur.
Miktara itirazda, itiraz edilen kısmın açık bir şekilde beyan edilmesi gerekmektedir.
FAİZE İTİRAZ
Alacaklı tarafından gönderilen ödeme emirlerinde, borç miktarı dışında faiz miktarları da yer almaktadır. Bu durumda, borçlular borcun feri niteliğindeki faiz miktarına da itiraz etmeleri gerekmektedir. Zira borçlu yalnızca takip miktarına itiraz ettiği takdirde asıl alacak için takip dursa da faiz miktarı kesinleşecektir.
YETKİYE İTİRAZ
Para ve teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yetkiye dair hükümleri kıyasen uygulanmaktadır. Genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takipleri de para ve teminat borcu ile alakalı olduğundan dolayı borçlunun yerleşim yerindeki icra daireleri yetkilidir.
Takibe esas olan konu bir sözleşmeye dayanıyorsa, sözleşmenin yapıldığı yer icra daireleri de yetkilidir. Sözleşmede yetkili icra dairesi belirtilmişse, buradaki icra dairesi yetkili olacaktır.
Sözleşmeden kaynaklanan borç para borcu ise, ifa yeri alacaklının yerleşim yeri olduğundan yetkili icra dairesi alacaklının yerleşim yerindeki icra daireleridir.
Bono, poliçe, çek gibi kambiyo senetlerinden kaynaklanan takiplerde ise borçlunun yerleşim yerindeki icra daireleri yetkilidir.
Yetki itirazı, tek başına yapılabileceği gibi borca ve faize yapılan itirazlarla birlikte de yapılabilir. İtirazı yapan borçlu, açık ve anlaşılır şekilde itiraz etmesi gerekmektedir.
“Benim borcum yoktur. Yetkiye, takibe, alacağa, faizlere, vekalet ücretine ve borcun tüm ferilerine itiraz ediyorum.” Cümlesi uygulamada sık kullanılan bir beyandır.
İTİRAZIN YAPILACAĞI YETKİLİ MERCİ
İtirazın yapılması gereken yetkili merci, ödeme emrini gönderen icra dairesidir. Aynı şehirde bulunanlar, doğrudan yetkili icra dairesine hitaben; farklı şehirde bulunanlar ise muhabere kanalı ile yetkili icra dairesine itirazını göndermesi gerekmektedir.
İTİRAZ SÜRESİ
Genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takiplerinde, ödeme emri borçluya tebliğ olduğu günden itibaren 7 GÜN içerisinde yetkili icra dairesine beyan etmek zorundadır. Bu süre hak düşürücü süredir. Süresi içerisinde itiraz edilmeyen takipler kesinleşecektir.
GECİKMİŞ İTİRAZ
Borçlu, elinde olmayan sebeplerden dolayı itiraz edememiş ve takip kesinleşmiş olmasına rağmen haczedilen malların paraya çevrilme işlemleri bitinceye kadar itiraz edebilir. Ancak borçlu, itiraz etmesine engel olan hal ortadan kalktıktan sonra 3 gün içerisinde mazeretini gösterir deliller ile birlikte icra mahkemesine başvurmak zorundadır. Ancak bu aşamada, borçlunun itirazının icra mahkemesince haklı görülmesi kararı verilene dek takip durmayacaktır. Bu sebepledir ki, gecikmiş itirazda bulunan borçlunun mahkemeden mutlak surette takibin durmasını da talep etmesi gerekmektedir.

