SOSYAL MEDYA ORTAMINDA HAKARET SUÇU

Hukuk, yaşayan bir bilim olduğu gibi getirmiş olduğu normlar da ve suçların işleniş biçimleri de insana, zamana ve durumlara ayak uydurmaya devam ediyor. Hal böyle olunca da, hakaret suçunun da işleniş şekli artık ağırlıklı olarak insanların çok büyük çoğunluğunun kullanmakta olduğu sosyal medyaya taşınmış durumda.

Sosyal medyanın bize sağladığı hız, geniş kitlelere kolay ulaşım vb. gibi kolaylıklar; hakaret suçunun işlenmesini de kolaylaştırmaktadır. Burada sosyal medya ortamının ne olduğunu da irdelemek gerekir. Zira bir telefon satın aldığınızda indirme ihtiyacı dahi duymadığınız ve telefonun orijinal uygulamalarından bir tanesiymiş izlenimi veren Whatsapp, Google firmasının tüm uygulamaları, Facebook/Instagram, popülaritesini kaybetmiş Snapchat, son zamanların gözdesi Clubhouse, gündemi takip ettiğimiz Twitter, insanların gelir kapısı olarak gördüğü YouTube ve sayamadığım daha nice platformlar… Tüm bu platformlarda insanların birbirleri ile etkileşime girdiğini ve bu etkileşimin münakaşaya ve kolaylıkla hakaret boyutuna vardığı, birçok insanın hakaret suçunu işlediğinin dahi bilincinde olmadığını görmek pek de güç değil.

Sosyal medya ortamında hakaret suçuna geçmeden önce, Türk Ceza Kanunu’nda hakaret suçunun detayına bakmakta fayda var. Hakaret suçunun işlenebilmesi için iki farklı eylem biçimi mevcuttur:

  • Belli somut bir durum ve olgunun isnat edilmesi yoluyla kişinin şeref ve saygınlığının zedelenmesi.
  • Genel ve soyut nitelikteki söz ve davranışlarla kişinin değersizleştirilmesi, rencide edilmesi
Sosyal Medya Ortamında Hakaret Suçu
Sosyal Medya Ortamında Hakaret Suçu

5237 sayılı TCK’nın 125/2 maddesi, ileti yoluyla hakaret edilmesini suç olarak kabul etmiştir. İleti yoluyla yapılan hakaretlerin ceza miktarları aynı olsa da; kimi zaman huzurda işlenen hakaret suçu olarak nitelendirilse de kimi zaman gıyapta işlenen hakaret olarak değerlendirilmektedir. İleti yoluyla hakaret suçunun “huzurda” oluşabilmesi için iletiyi gönderenin fiili icra ederken MAĞDURU HEDEFLEMESİ VEYA MAĞDURUN FİİLİNİ ÖĞRENEBİLECEĞİNİ İSTEMESİ ŞARTTIR. İleti yoluyla işlenen hakaret suçunun cezası da üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. TCK m.125/2 anlamında ileti olarak kabul edilen iletişim vasıtalarından biri de Whatsapp mesajları, Whatsapp gruplarına gönderilen mesajlar, Cep telefonuyla SMS, Instagram, Twitter, Facebook vb. sosyal medya hesaplarından DM (Direct Message) yoluyla mesajlaşmadır.

İnternet veya sosyal medya üzerinden işlenen hakaret suçlarının birçoğu aleni işlendiğinden, aleniyet nedeniyle hakaret suçu cezası 1/6 oranında arttırılacaktır. Ancak, Yargıtay kararları ışığında görülmektedir ki; aleniyet sebebiyle artırım yapılmadan önce mutlak surette aleniyetin gerçekleşip gerçekleşmediği hususu detaylıca araştırılmalıdır. Zira belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması halinde alenen hakaret suçu işlenmiş olur. Suçun basit şeklinde hâkim ya hapis cezası ya da adli para cezası verecektir. Her iki cezanın aynı anda verilmesi mümkün değildir. Hâkim, gerekçeli kararında neden hapis cezası veya adli para cezası verdiğini de açıkça gerekçelendirmek zorundadır.

Hangi söz ve iletilerin hakaret suçu oluşturacağına dair ise, kanunumuzda hakaret sayılan her kelimenin tek tek sayılması elbette mümkün değildir. Söz ve iletinin hakaret suçunu oluşturması için gereken tek kural, yukarıda da bahsedildiği üzere kanunda belirtilen eylem biçimleri ile işlenmiş olmasıdır.

Sosyal medya ortamında yapılan bir yorum, atılan bir tweet, gönderilen bir ileti, atılan bir mesaj, çekilen bir video, paylaşılan bir fotoğraf veya ses kaydı dahi kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat ediyorsa veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırıyorsa hakaret suçunu oluşturacaktır.

Sosyal medya ortamında yapılan “şerefsiz” , “haysiyetsiz” , “aptal” , “geri zekâlı” , “hayvan” , “aklı kıt”  gibi kelimeler ya da bireyin mevcut fiziksel ya da psikolojik bir özelliğine vurgu yapan “topal” , “kör” , “deli”  gibi kelimeler kuşkusuz hakaret suçunu oluşturacağı gibi; bir videonun, bir fotoğrafın, bir iletinin, bir paylaşımın altına yapılan ve eleştiri niteliğini aşarak kişinin onur, şeref ve saygınlığına zarar verici bir yorum da hakaret suçunu oluşturacaktır.

Sosyal medya ortamında işlenen hakaret suçuna ilişkin artırım nedeni olan aleniyet unsurundan bahsettikten sonra bahsetmememiz gereken bir diğer husus ise ceza hukukumuzda genel ceza indirimi olan “Haksız Tahrik” konusudur.

Türk Ceza Kanunu md. 129/2’ye göre göre, internet yoluyla hakaret suçunun bir haksız fiile tepki olarak işlenmesi halinde faile ceza verilmeyebilir veya cezası 1/3’üne indirilebilir. Burada, hakaret suçunun nerede ve ne şekilde işlenildiğine bakılmaksızın, yani sosyal medya ortamında edilmiş olsun veya olmasın haksız bir fiile tepki olarak edilmiş bir hakaret mevcut ise verilecek ceza kanunda belirtilen sınırlar doğrultusunda azaltılır. Yine aynı kanun maddesinin üçüncü fıkrasında ise “Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir” denilmektedir. Yani sosyal medya aracılığı ile işlenen hakaret suçunda da, bireyin kendisine karşı edilen hakarete kendisinin de hakaret ile karşılık vermesi haksız tahrik olarak nitelendirilerek indirim sebebi ve hatta ceza vermekten dahi vazgeçilebileceğini göstermektedir.

Sosyal medya aracılığı ile işlenen hakaret suçunun temel şekli şikâyete tabi olup, mağdurun hakareti öğrendiği tarihten itibaren başlayan 6 aylık süre içerisinde şikâyet hakkını kullanması gerekmekte; aksi takdirde şikâyet hakkını kaybedecektir. Bu durumun istisnası, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu şikâyete tabi değil, Cumhuriyet Savcılığınca resen soruşturulması gerekmektedir.

Uzlaştırma bakımından ise, hakaret suçlarından dolayı uzlaştırma prosedürünün uygulanması gerekmektedir. Uzlaşma sağlanmadığı takdirde soruşturmaya veya yargılama aşamasına devam edilecektir. Ancak kamu görevlisine ve cumhurbaşkanına hakaret suçu, şikâyete tabi suçlardan olmadığından uzlaştırma kapsamında değildir.

Hakaret suçları nedeniyle yapılan yargılamalarda Asliye Ceza Mahkemeleri görevlidir.

Sosyal medya aracılığı ile işlenen hakaret suçlarında, uygulamada yaşanan en büyük sorunlardan bir tanesi de failin kimliğinin tespiti hususudur. Aslında, failin Twitter, Instagram, Facebook vb. platformlarda IP adresinin araştırılması suretiyle IP adresi üzerinden failin adresine ulaşmak gayet kolay ve mümkün bir yol gibi görünse de, bu tarz şirketlerin “çocuk pornosu” gibi hassas ve istisnai durumlar haricinde adli makamlar ile herhangi bir paylaşımda bulunmaması, failin kimlik ve adresinin tespiti hususunu oldukça zorlaştırmakta ve hatta çoğu zaman imkânsızlaştırmaktadır. Bu noktada, emniyet tarafından yapılan araştırmalar neticesinde bazı veriler karşılaştırılıp eşleştirmek suretiyle kısıtlı imkânlar ile kimlik tespiti yapılmaya çalışılmaktadır. Bu sebeple de ele geçirilen ve incelemeye  alınan telefon, tablet, bilgisayar gibi iletişim araçları delil elde etme hususunda büyük öneme sahiptir. Özellikle de failin tespiti veya ispatı hususu başlı başına bir yazı konusu olup, detaylıca değerlendirilmesi daha doğru olacaktır.

SONUÇ

Sosyal medya ortamında yapılan hakaretlere ilişkin olarak yapılacak suç duyuruları, soruşturma dosyasının takibi ve iddianame düzenlenmesi sonrası kovuşturma aşaması için hak kayıplarına uğramamak ve sürecin sağlıklı takip edilmesi adına avukatlardan hukuki yardım alınmasının büyük önem arz ettiği değerlendirilmektedir.

PAYLAŞ