TRAFİK KAZASI SEBEBİYLE TAZMİNAT DAVASI

Trafik kazası sonucunda açılan maddi ve manevi tazminat davası, trafik kazası sonucunda yaralanan kişinin doğrudan ya da ölen kişinin yasal mirasçıları tarafından kazanın gerçekleşmesinde sorumlu kişilere karşı açılan bir dava türüdür.

Tazminat davasının hukuki dayanağı, Türk Borçlar Kanunu’nda haksız fiildir.

TRAFİK KAZASI SEBEBİYLE TAZMİNAT DAVALARINDA ZAMANAŞIMI

Trafik kazasının meydana geldiği tarihte zamanaşımı süresi işlemeye başlamaktadır. Zamanaşımı süresi iki farklı türde incelenmektedir.

  1. Tazminat Davası Esas Zamanaşımı Süresi: Trafik kazası sonucunda zarar gören kişi veya ölüm halinde yakınlarının zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren İKİ YILLIK zamanaşımı süresi vardır. Zarara uğrayanlar, faili ve zararı daha geç öğrense dahi haksız fiilin işlenmesinden itibaren ON YILLIK zamanaşımı vardır.
  2. Ceza Zamanaşımı Süresi: Trafik kazası sonucunda yaralama var ise taksirle adam yaralama, ölüm var ise taksirle adam öldürme suçu meydana geleceğinden ceza hukukunda bu suçlar için öngörülen zamanaşımı süresi ne ise maddi ve manevi tazminat davasında da zamanaşımı süresi aynen uygulanır.

Bahsi geçen zamanaşımı sürelerinde dava açacak kişilerin hangisi lehine ise o süre esas alınır.

TRAFİK KAZASI SEBEBİYLE TAZMİNAT DAVASINI KİMLER AÇABİLİR?

Trafik kazası neticesinde yaralanma var ise, bizzat yaralanan şahıslar maddi ve manevi tazminat davası açabilirler. Trafik kazası neticesinde yaralanan kişi hastane ve ameliyat masrafları, tedavi sürecindeki masrafları ve varsa maluliyeti nedeniyle çalışma hayatında uğrayacağı iş gücü ve efor kayıpları nedeniyle maddi tazminat talep edebileceği gibi kaza ve kaza sonrasındaki tedavi sürecinde yaşamış olduğu elem, acı ve keder için manevi tazminat talep edebilecektir.

Trafik kazasında ağır bir yaralanma söz konusu ise, Türk Borçlar Kanunu md. 56’ya göre  yakınlarına (anne, baba, eş, çocuk, nişanlı) yalnızca manevi tazminat talep etme hakkı tanımıştır. Yargıtay içtihatlarına göre ağır yaralanmaların kıstası yaralanan kişinin hayati fonksiyonlarını yerine getirememesi veya uzuv kaybı olarak nitelendirmiştir.

Trafik kazası sonucunda ölüm meydana gelmiş ise, ölen kişiden yaşadığı süreçte destek alan herkese maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı verilmiştir. Genel kural, ölen kişi bekar ise anne ve babasına, evli ise eşi ve çocuklarına destek olduğu kabul edilmektedir. Buradan çıkan sonuç da, aksi ispat edilmediği sürece ölen kişi bekar ise anne ve babası, evli ise eş ve çocukları destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceklerdir. Ancak bu sayılan akrabalar dışında, örneğin bir kişi amcasından yaşarken maddi destek aldığını ispat edebilirse o da maddi ve manevi tazminat talep edebilecektir.

trafik kazası sebebiyle tazminat davası
trafik kazası sebebiyle tazminat davası

TRAFİK KAZASI SEBEBİYLE TAZMİNAT DAVASI KİME KARŞI AÇILIR?

Yukarıda da bahsedildiği üzere, hukuki dayanağı haksız fiil olan işbu tazminat davaları haksız fiilin gerçekleşmesinde kusuru olan kişilere karşı açılır.

Trafik kazalarında kusurlu olabilecek kişiler somut olaya göre değişmekle birlikte araç sürücüsü, araç sahibi, aracı işleten ve sigorta şirketi olabilmektedir.

  1. Araç Sürücüsü: Trafik kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunan araç sürücüsü Türk Borçlar Kanunu’nun 49. Maddesine göre sorumlu tutulacak ve kendisine karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilecektir.
  2. Araç Sahibi:  Aracın sahibi aracı işleten konumunda kabul edilmektedir ve kendisine karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilecektir.
  3. Aracı İşleten: Trafik kazasına karışan aracın işleteni de Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. Maddesine göre her türlü maddi ve manevi zarardan sorumlu tutulacaktır.
  4. Sigorta Şirketi: Trafik kazasına karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası veya poliçesine göre Kasko Sigorta şirketleri de ölüm ve yaralanmalara karşı sorumludurlar.

TRAFİK KAZASI SEBEBİYLE TAZMİNAT DAVALARINDA YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME

Trafik kazası sebebiyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında husumet kazada kusurlu şahıslara yöneltilecek ise görevli mahkemeler Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Ancak, dava sigorta şirketine karşı açılacak ise, yürüttükleri faaliyet ticari işten kaynaklanması sebebiyle görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir.

Yetkili mahkeme bakımından ise birden fazla mahkeme yetkilidir. Şöyle ki: davalılardan birinin ikametgahı adresinde tüm davalılara karşı maddi manevi tazminat davası açılabileceği gibi, kazada zarar görenin yerleşim yerindeki mahkeme de yetkilidir. Ayrıca, sigorta şirketinin bulunduğu yer mahkemesi ile kazanın meydana geldiği yer mahkemesi de yetkilidir.

TALEP EDİLEBİLECEK ZARARLAR

Trafik kazaları neticesinde meydana gelen yaralanmalar ve ölümler halinde talep edilebilecekler yukarıda özet olarak bahsedilmiş olsa da detaylı incelemekte fayda var.

  • Ölüm halinde:
    • Ölüm hemen gerçekleşmemiş ise hastane ve tedavi masrafları
    • Cenaze masrafları
    • Ölen kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından açılacak “Destekten Yoksun Kalma Tazminatı”
    • Manevi tazminat
  • Yaralanma halinde:
    • Yaralananın her türlü hastane ve tedavi masrafları
    • Yaralananın kişinin gelecekteki kazanç kayıpları
    • Yaralananın çalışma gücü, efor kayıpları ve her türlü ekonomik kayıplarıManevi tazminat

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT MİKTARLARI NASIL BELİRLENİR?

Maddi tazminat miktarları tamamen somut olaya göre değişkenlik göstermektedir. Öncelikli olarak zarar ve kusur oranları tespit edilmelidir. Çünkü, haksız fiili gerçekleşmesine sebep olan kişi, zararlardan kusuru oranında sorumlu tutulacaktır. Zarar hesaplanırken ise kişinin yaşı, zararın vücutta meydana geldiği yer, kişinin mesleği vb. birçok unsur bulunmaktadır.

Manevi tazminat miktarında ise maddi tazminat miktarlarında olduğu gibi hesaplama yöntemleri vs. bulunmamakta olup tamamen yaralanan kişinin veya ölen şahsın desteğinden yoksun kalanların trafik kazası sonucundaki kayıpları ile ilgili manevi olarak ne kadar yıprandıklarını kabaca belirleyip ispatlamalarından ibarettir. Hakim manevi tazminat miktarını belirlerken, tarafların kusur oranları, ekonomik durumları, kazanın meydana geliş şekli ve hakkaniyet kuralları çerçevesinde değerlendirme yapar.

Trafik kazası neticesinde meydana gelen yaralanma ve ölümlerde, gerek ceza soruşturması boyutunda gerek ise tazminat talepleri hususunda hak kayıpları yaşamamak ve süreçlerin etkin ve doğru şekilde yürütülmesi adına avukatlardan hukuki destek alınmasının önem arz ettiği değerlendirilmektedir.

PAYLAŞ